konusuz yaşıyorum hayatı. Başlık var bir tek. Bir de giriş cümlesi. Konuya dair ipucu içermesinden kaçınılmış. Gelişme paragrafına bırakılmış tüm önemli cümleler. O da masanın başına varıp da üzerine kalem oynatılmayı bekliyor. Sanırım yazarı bir şeylere gebe ama mantık çerçevesine oturtamamış henüz düşüncelerini. Belirli bir sıraya koyamamış. Kıvranıp duruyor masanın etrafında. İç ses, iç dış dolaşıyor. Pencereden gelen sokak gürültüsüyle karmaşaya yol açıyor, düşüncelere ket vuruyor.
Bu konusuz hayatın diyalektiği de yok üstelik. Anti-tez gözüme çok yalnız gördündü. Tez ve sentez birbirlerinden haberdar mıdır bilinmez, ortalarda görünmüyor. Sonuca kolay ulaşmak olası değil bu aşamada. Üzerinde çalışılması gereken uzun cümleler var henüz.
Gelişme bu eserin en önemli kısmı olmalı, yoksa tüm sonuçlar klasik: “Öldüm”. Kısa özeti de “Doğdum, geliştim, öldüm.” Olacaktır. Ancak “nasıl’ı görmek ister okuyucu. Yoksa hayat denen edebi eserin ne anlamı olurdu giriş cümlesinin ardına paragraf sıralamaktan aciz olunduktan sonra...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder