20 Kasım 2010 Cumartesi

yarım kalmış yazılar

Yarım kalmış yazıların bitirildiği gün yakalayacağım seni hayat. Hani aklın sınırlarını zorlarcasına anlamsız, tutarsız akıp duruyorsun ya. İşte o gün geldiğinde, yarım kalan yazılara birer nokta yakıştırdığımda önüne set olacağım ve bir kez, yalnızca bir kez gözlerinin ta içine bakacağım öfkemi gör diye. Sonra sırtına bineceğim ve her nereye seğirtiyorsan azgın sel suları gibi, beni de sürüklemeni isteyeceğim senden. Dehşet verici olacak belki bu, hızından midem bulanacak. Kusacağım ta içine ama sırtından inmeyeceğim. Sen ki ne ağaçları köklerinden söküp attın, ne yuvalara balçık doldurdun… Belki ben de ortak olacağım senin suçlarına, seninle akıp giderken. Üzüleceğim bunun için. Başka şansım yok ama benim hayat. Bu benim seçimim olmayacak. O gün geldiğinde, yarım kalmış yazılara nokta yakıştırdığımda, gözlerinin ta içine bakacağım. O zaman beni anlayacaksın hayat. Öfkemi, masumiyetimi, suçluluğumu… Hepsini tek bir kelime etmeden, ışığın gözlerimiz arasındaki seyahati kadar bir sürede, tüm çarpıcılığıyla anlayacaksın. Susacaksın sonra.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder